MüzikKeyfi.com

Müzik, Video, Müzik Haberleri, Radyolar, Etkinlik Haberleri, Wallpaper, Biyografiler

Archive for the ‘Biyografi’ Category

mariahcarey.jpg

Mariah Carey (d. 27 Mart 1970, Long Island, New York) ABD’li şarkıcı ve söz yazarı.

Mariah Carey 90′lı yılların en çok satan kadın şarkıcı, 90′lı yıllarda her yıl 1 numaraya ulaşmış single’ları bulunan tek şarkıcı ve tüm zamanların en çok satan kadın R&B/Hip-hop şarkıcısı ünvanlarına sahiptir. Aynı zamanda, ABD’de en çok 1 numaraya ulaşmış single’ı olan kadın şarkıcı ve Elvis Presley ile beraber en çok 1 numaraya ulaşmış single’ı olan ikinci şarkıcıdır (ABD’de 17 tane 1 numara single’ı vardır). Carey aynı zamanda çok kuvvetli (modern müzikte yedi, klasik müzikte beş oktav) ve tiz bir sese sahip olmakla birlikte yükses frekansta şarkı söyleyen şarkıcıların başında gelir.

celine-dion.jpg

Celine Marie Claudette Dion (30 Mart 1968; Charlemagne, Quebec doğumlu), Grammy, Juno ve Oscar ödülleri sahibi Kanadalı şarkıcı ve söz yazarı. Dion, o dönemdeki menajeri, sonradan ise eşi olan ReneAngelil’in, kariyeri için evini ipotek ettirmesiyle birlikte, genç yaşta Fransızca konuşan Kanada’da ün kazandı. 1982′de Yamaha World Song Festival ve 1988′de Eurovision Şarkı Yarışması’nı kazanarak Avrupa’nın ve Asya’nın çeşitli ülkelerinde ün kazandı. Sony Records’dan çıkan ilk İngilizce albümü “Unison” (1990) ile İngilizce konuşan dünyada sağlam bir yer edindi.

Celine Dion’un müziği çeşitli tarzlardan etkiler taşımaktadır, pop, rock, gospel ve klasik bunlar arasında sayılabilir. Sanatçı teknik olarak güçlü ve Céline Marie Claudette Dion, 1968 doğumlu kanadalı şarkıcı, söz yazarı. 1980lerde başladığı müzik kariyerinde çok önemli başarılar elde eden sanatçı, ününü “Falling Into You” adlı albümüyle ve Titanic film müziği olan “My Heart Will Go On” ile tüm dünyaya yaymayı başardı.

Celine Dion, 30 Mart 1968’de Quebec, Kanada’da dünyaya geldi. Annesi Adhemar Dion ve babası Therese Tanguay’ın 14 çocuğunun en küçüğüydü. Aile katolikti ve maddi açıdan güçsüzdü. Dion henüz 5 yaşındayken ailesine ait olan “The Vieux Baril” adlı piyano-barda şarkı söylüyordu. O zamanlar tek hayali bir şarkıcı olmaktı.
Dion ilk bestesini annesi ve babasının yardımıyla 12 yaşında yaptı. Şarkının adı “Ce N’Était Qu’un Rêve”di. Kardeşlerinden biri bu şarkının kaydını bir kaset kapağının arkasında adını gördüğü yapımcı René Angélil’e yolladı. Angélil Dion’un sesini çok beğendi ve albüm yapabilmek için Dion’un evini ipotek ettirdi. Böylece sanatçının ilk albümü “La Voix du Bon Dieu”, 1981’de piyasaya çıktı.
Albüm, Quebec’te çok popüler oldu. Bu başarı üzerine Yamaha’nın tokyo’da düzenlediği Dünya Pop Şarkısı Yarışması’na katıldı ve hem “En İyi Şarkıcı” hem de “En İyi Şarkı” ödülünü kazandı. Böylece ünü yavaş yavaş dünyaya yayılmaya başlamıştı. Bu sırada “D’Amour Ou d’Amitié” adlı şarkısıyla fransa’da ödül alan ilk Kanadalı şarkıcı ünvanını da kazandı. Aynı zamanda Felix Ödülleri’nde “En İyi Kadın Şarkıcı” ve “Yılın En İyi Çıkış Yapan Sanatçısı” ödüllerini aldı.
Dion, dünya çapında bir star olmak istiyordu ancak menajeri Angelil bunun için sanatçının fiziksel bir yapılanma sürecine girmesi gerektiğini düşünüyordu. Böylece Dion kendini yenilemeye başladı.
1988 yılında İrlanda’da yapılan Eurovision Şarkı Yarışması’nda “Ne Partez Pas Sans Moi” adlı şarkı ile isvicre’yi temsil eden Dion birinciliğe ulaşınca, dünya çapında bir star olma hayali de yavaş yavaş gerçeğe dönüşmeye başladı. amerika pazarına açılabilmek için Dion’un İngilizce dersleri alması gerekiyordu, bu yüzden de 1989’da École Berlitz School adlı okulda İngilizce ve diksiyon dersleri almaya başladı. Bu 1 yıllık sürecin ardından, hedef alınan pazara “Unision” adlı albümle girdi. Bu albüm için Kanada’nın önde gelen müzisyenleriyle çalışmıştı ve şarkılar ağırlıklı olarak 1980lerin soft rock tarzındaydı. Albümde “Where Does My Heart Beat Now”, “(If There Was) Any Other Way”, “The Last to Know”, “Unison” gibi parçalar yer alıyordu. “Where Does My Heart Beat Now”,Amerikan listelerinde 4 numaraya kadar yükseldi. Böylece Dion Amerika’da, asya’da ve avrupa’da yükselen bir yıldız olmaya başlamıştı.
Dion’un ünü Amerika’da yayılırken, Fransız hayranları onları ihmal ettiği için sanatçıya tepki göstermeye başlamıştı. Dion bu tepkiyi dindirmek için Felix Ödülleri’nde kazandığı “Yılın En İyi İngilizce Albümü” ödülünü reddetti. Onun için önceliğin İngilizce albümler değil, Fransız hayranları olduğunu anlatmak istemişti.
Dion’u daha iyi günlere götürecek olan bir başka dönüm noktası, 1991 yılında bir Disney animasyonu olan “Beauty And The Beast” için Peabo Bryson’la yaptığı düet oldu. Şarkı Amerika’da ilk 10’a girdi, “En İyi Şarkı” dalında Academy Ödülü’nü ve “Pop Dalında En İyi Grup Performansı” dalında Grammy Ödülü’nü kazandı. Bu şarkı aynı zamanda Dion’un 1992 tarihli “Celine Dion” albümünde de bulunuyordu, Albüm yine rock ağırlıklıydı ancak bu sefer şarkılarda klasik müzik ve soul esintileri de göze çarpıyordu. Ayrıca şarkıların konusu genellikle aşktı. Bu iki albümün başarısı Dion’u Kuzey Amerika’da bir superstar yaptı. Bu albümde bulunan şarkılardan “Next Plane Out”un video klibi Dion ve sevgilisinin kumsaldaki görüntüleirne yer vermişti ve bu klip klişe aşk videoları trendini başlattı.
1992 yılında Dion, menajeri Angelil ile birlikte olmaya başlamıştı ancak aralarındaki 26 yaş farkın halk tarafından garipsenmemesi için bunu bir süre saklamaya karar verdiler. 1993 yılında Dion bu birlikteliği açıklamaya karar verdi. Beklenenin tersine hayranları bu birlikteliğe büyük destek verdi ve ikili Aralık 1994’te evlendi.
Müzik hayatına İngilizce şarkılarla devam eden Dion her İngilizce albümden sonar bir Fransızca album çıkarmayı da ihmal etmedi. Bunlar 1991’de çıkan “Dion Chante Plamondon” ve 1994’te çıkan “À l’Olympia”’ydı. À l’Olympia, Dion’un paris’teki Olympia Tiyatrosu’nda verdiği konserlerden birinin kaydıydı ve bu albüm, Fransa’da tüm zamanların en çok satan Fransızca albümü oldu.
Elektro gitar her zaman Dion’un başlı enstrumanlarından biri olduğu halde 1990lı yılların ortaları, sanatçının müzik stilinde bir değişim döneminin yaşandığı, rocktan pop ve soula kayılan yıllar oldu. Artık Dion’un güçlü sesini ortaya çıkarmak için daha hafif enstrumanlar kullanılıyordu. Ancak bu yeni tutumları eleştirmenlerin hepsinden olumlu not almadı. Dion artık Mariah Carey ve Whitney Houston gibi sanatçılarla karşılaştırılmaya başlamıştı. Tüm bunlara rağmen Dion’un bu dönemde çıkan albümleri uluslararası lisetelerde eskisinden daha yüksek sıralara çıkıyordu. 1996 yılında üçüncü kez “Dünyanın En Çok Satan Kanadalı Kadın Şarkıcısı” dalında Dünya Müzik Ödülü’nü kazandı.
1996 yılında çıkan “Falling Into You” albümü, daha geniş bir dinleyici kitlesine ulaşabilmek için çok çeşitli türleri içeriyordu ve çok çeşitli enstruman kullanılmıştı. Albümden çıkan “Because You Loved Me” adlı parça Amerika ve Kanada lisetelerinde uzun süre bir numarada kaldı, aynı zamanda “Up Close & Personal” adlı filmin müziklerinin bulunduğu albümde de yer aldı. Eleştirmenler de bu albüme tam puan verdi, “En İyi Pop Albümü” ve “Yılın Albümü” dallarında iki Grammy Ödülü kazandı. Sanatçı 1996 Olimpiyatları’nda da sahne aldı. Böylece artık dünya çapında ünlü olma hayalleri tam anlamıyla gerçeğe dönüşmüştü.
“Falling Into You”nun ardından gelen albüm “Let’s Talk About Love” oldu. 1997 tarihli bu albümdeki şarkılarda, Dion’a Barbra Streisand, The Bee Gees, Luciano Pavarotti, Diana King, George Martin gibi isimler eşlik etti. Titanic filminin aynı yıl vizyona girmesiyle, albümdeki şarkılardan biri olan “My Heart Will Go On” tüm dünya lisetelerinde bir numara oldu. Bu şarkıyla Dion tam 4 Grammy Ödülü’nün sahibi oldu. Tüm bu başarıların ardından şarkıcı 1998’de bir turneye çıkma kararı aldı.
2000li yıllara gelinmeden Dion iki albüm daha çıkarttı; 1998 tarihli “These Are Special Times” ve 1999 tarihli “All the Way… A Decade of Song”. Bu albümlerin başarılarının ardından, Dion tüm dünyada 100 milyondan fazla albüm satmıştı. 1998’de VH1 kanalından gelen teklif üzerine Gloria Estefan, Mariah Carey, Aretha Franklin ve Shania Twain’le “Divas Live” adlı programda sahne aldı.
“All the Way… A Decade of Song” albümü, Dion’un 1990lı yıllarda çıkaracağını açıkladığı son albümdü. Artık dinlenme ihtiyacı duyuyordu. Eşi Angelil’in gırtlak kanserine yakalanması Dion’un emekliye ayrılmasının diğer bir nedeniydi. 25-ocak 2001’de René-Charles Dion Angélil adındaki oğlu dünyaya geldi.
11-eylul saldırılarının ardından sahneye dönen Dion, bir yardım konserinde “God Bless America” adlı şarkıyı seslendirdi.
Mart 2002’de çıkan “A New Day Has Come” albümü, Dion’un 2 yıllık suskunluğunu sona erdirdi. Shania Twain ve Chantal Kreviazuk gibi isimler geri vokallerde yer alarak albüme katkıda bulundu. Dion, CBS kanalında Destiny’s Child ve Brian McKnight’la sahne alarak albümün tanıtımıyla uğraşırken, eleştirmenler, hakkında olumsuz cümleler sarfediyordu.
2003’te bir sonraki albüm olan “One Heart” çıktı. Bu seferki albüm, dans müziği ağırlıklı olması bakımından diğerlerinden ayrıydı. Ancak eleştirmenler bu sefer de Dion’un şarkı sözlerinin banal olduğunu savunuyor, sanatçının artık hiç yaratıcı olamadığını söylüyorlardı. Yine 2003 yılında, “1 Fille & 4 Types” adlı bir Fransızca albüm çıkardı. Eleştiriler bu sefer olumluya dönmüştü çünkü Dion bu albümde eski tarzına daha yakındı.
Oğlunun doğumundan sonra, Dion’un eserlerinde annelik içgüdüsü ağırlık kazanmaya başladı. 2004 tarihli “Miracle” albümü, bir annenin çocuğuna karşı beslediği sevgiyi anlatıyordu. Albümde Louis Armstrong’un “What A Wonderful World” ve John Lennon’ın “Beautiful Boy” şarkılarının yeniden yorumları da bulunuyordu. Ancak bu albüm de eleştirmenlerden iyi not alamadı.
Dion, 2000li yıllarda aldığı olumsuz eleştirilere karşı zekice bir tavır takınıp, Las Vegas’ta haftanın beş gecesi olmak üzere toplam 600 gösteri yapmak için bir kontrat imzaladı. Gösteride dans, müzik ve görsel efektler mevcuttu. Biletlerin çok pahalı olmasına karşı salon her gece doluyordu. 2003 yılında başlayan gösteriden Dion’un 2005 yılına kadar elde ettiği gelir 76 milyon $’I aştı. Bu başarının ardından kontrat 2007’ye kadar uzatıldı.
Dion, 2005’te en çok sevilen şarkılarının Fransızca versiyonlarını “On Ne Change Pas” adlı albümde topladı. Ayrıca Il Divo’yla düet yaptığı “I Believe In You” şarkısı da albümdeki 3 yeni şarkıdan biriydi.
Sanatçının yeteneği ona her zaman saygı duyulmasına neden oldu, hatta “Müziğin En İyi 22 Sesi”nden dokuzuncu seçildi. Celine Dion’un şu anki planları arasında yakın zamanda yeni bir İngilizce ve Fransızca albüm çıkarmak ve bir bebek yapmak var. Tüm dünyada bir “Diva” olarak anılıyor. Medya önünde olmayı sevmeyen Dion, bir George Bush karşıtı. Aynı zamanda yardım kuruluşlarına sıkça katkıda bulunuyor. Poptan klasik müziğe kadar birçok türü içinde barındıran şarkıları yıllardır dünyanın dört bir tarafındaki milyonlarca dinleyiciye ulaşıyor.

whitneyhouston.jpg

1963 doğumlu Whitney Elizabeth Houston, annesinin, kuzeni Dionne Warwick’in, ve ciciannesi Aretha Franklin’in izini takip edercesine 11 yaşında kilise korosunda solo şarkı söylemeye başladı. 1978 yılında “Michael Zager Band” grubunun “Life’s a Party” single’ında vokal yapan Houston, aynı senelerde modellik kariyerine başladı. Prodüktörler Michael Bienhorn, Bill Laswell ve Martin Bisi’nin oluşturduğu “Material” grubunun 1982 yılındaki “One Down” albümündeki “Memories” parçasında vokalistliği üstlenen sanatçı, bu parçayla ismini ilk defa müzik arenasında duyurmayı başardı.

Birçok plak şirketinden teklif almaya başlayan Whitney Houston, Arista Records’dan Clive Davis’in albüm teklifini kabul ederek, ilk albümü “Whitney Houston”u 1985 senesinde piyasaya sürdü. Listelerdeki ilk önemli başarısını albümden çıkan single “You Give Good Love” ile yakalayan Houston, “Saving All My Love For You” ile 1 numara olurken, “How Will I Know” ve “Greatest Love Of All” single’larıyla da listelerde 1 numara olmayı başardı. Single’ların bu başarısının yanısıra, albüm de Amerika listelerinde 1 numara olarak, sanatçının şu ana kadar ki en başarılı albümü olarak kabul ediliyor.

1986 yılında “The Greatest Love Tour” turnesine çıkan Whitney Houston, 1987 senesinde 2. albümü “Whitney” ile sevenleriyle buluştu. Albüm, Amerika ve İngiltere listelerinde 1 numara olmayı başarırken, albümden çıkan single’lar “I Wanna Dance With Somebody”, “Didn’t We Almost Have It All”, “So Emotional” ve “Where Do Broken Hearts Go” listelerde 1 numaraya yükselmeyi başardılar. Bu bir bayan sanatçı için rekor sayılırken, Houston “The Moment Of Truth” turnesiyle hayranlarına ulaştı.

1988 senesindeki Olimpiyatlar için yazdığı “One Moment In Time” ile Amerika listelerinde 5 numara, İngiltere listelerinde 1 numara olan Whitney Houston, 1990 senesinde 3. albümü “I’m Your Baby Tonight” ile müzik vitrinlerindeki yerini aldı. Bu albümle Amerika listelerine 3 numaraya yerleşen Houston, sadece Amerika’da 4 milyon satarak önceki diğer iki albümden daha az bir satış elde etti. Buna rağmen albümden çıkan single’lardan “I’m Your Baby Tonight” ve “All The Man That I Need” listelerde 1 numara olurken, sanatçı albüm sonrası 1991’de “I’m Your Baby Tonight” turnesiyle hayranlarına merhaba dedi.

1992 yılında rol aldığı “The Bodyguard” filmi ile aktrisliğe soyunan Whitney Houston, filmin soundtrack’inde altı şarkı ile yer aldı. Albüm, Amerika listelerinde 20 hafta boyunca 1 numarada kalırken, 17 milyonluk bir satışla 17 kez platin plak aldı. Albüm Grammy’lerden “Yılın En iyi Albümü” ödülünü kazanırken, albümden çıkan single “I Will Always Love You”, 14 hafta boyunca 1 numarada kalarak şu ana kadar ki en çok satan bayan single rekorunu elinde bulunduruyor.

1995 senesi filmi “Waiting To Exhale”da rol alan Whitney Houston, bu filmin soundtrack’inde Faith Evans, Toni Braxton ve TLC gibi sanatçıların yanında yer alarak Amerika listelerinde 1 numara oldu. Albümden çıkan single “Exhale (Shoop Shoop)” ile listelerde yine 1 numara olmayı başaran Houston, 1996 filmi “The Preacher’s Wife” ile tekrar sinema perdesinde gözüktü. Filmin soundtrack’i, Amerika listelerinde 3 numara olurken, albüm şu ana kadar tüm Dünya’da 6 milyon satarak 3 kez platin plak almayı başardı.

1998 senesinde “My Love Is Your Love” albümüyle sevenleriyle buluşan Whitney Houston, albümde Wycleaf Jean, Lauryn Hill ve Babyface gibi müzisyenlerin prodüktörlüğünde R&B tarzının yanına hip-hop soundunuda ekleyerek şu ana kadar 11 milyon satmayı başardı. Albümden çıkan single’ların dans listelerinde 1 numara olmasından sonra, 1999 senesinde VH1’ın “VH1 Diva’s Live” konserinde Mary J.Blige, Mariah Carey, Tina Turner, Chaka Khan ve Cher ile aynı sahneyi paylaşan sanatçı, 1998 senesinin animasyon filmi “Prince Of Egypt”e Mariah Carey ile düeti “When You Believe” ile katıldı.

2000 senesinde “Whitney: Greatest Hits” derleme albümünü çıkartan Whitney Houston, İngiltere listelerinde 1 numara olurken, albüm şu ana dek 12 milyon satarak 3 kez platin plak kazandı. 2001 senesinde Arista/BMG şirketiyle anlaşan Houston, Aralık 2002’de “Just Whitney” albümü ile geri döndü. Albüm, Amerika listelerinde 9 numaraya yerleşirken, albümden çıkan single’lar sanatçıyı dans listerinde de 1 numaraya yerleştirdi.

2002 senesindeki “Love Whitney” derleme albümünü takiben, 2003 yılında “One Wish: The Holiday Album” ile hayranlarıyla buluşan Whitney Houston, bu albümde sevilen Noel şarkılarını baştan yorumladı. 2004 senesinde kuzeni Dionne Warwick ve Natalie Cole ile uluslararası bir turneye çıkan Houston, aynı sene Dünya Müzik Ödülleri’nde Clive Davis ile aynı sahneyi paylaştı.

En son 2006 senesindeki Kış Olimpiyatları’nda sahne alan Whitney Houston, gelecek yeni albümünde Clive Davis ile birlikte çalışıyor.

Cher Biyografi

Muzik on Mart-16-08

cher.jpg

1946 California doğumlu Cheryl Sarkisian LaPiere, müzik yaşantısına 16 yaşındayken aşık olduğu Sonny Bono aracılığıyla ünlü müzik prodüktörü Phil Spector ile tanışarak başladı. Hollywood’daki Gold Star stüdyolarının sahibi Spector’ın isteğiyle bazı kayıtlarda geri vokalistliğe soyunan LaPiere, ilk single’ını “Ringo, I Love You” adıyla yayınladı. 1964 senesinde ise sevgilisi Sonny Bono prodüktörlüğünde “Dream Baby” adlı başka bir single çıkartan sanatçı, bu single’ı Cherilyn ismiyle piyasaya sürdü. Aynı sene Sonny ve Cherilyn ikilisi “Letter” adlı bir başka single yayınlarken, bu single’da yer alan “Baby Don’t Go”, müzikseverlerin dikkatini çekerek ikilinin ilk albüm üzerinde yoğunlaşmasını sağladı.

1965 senesinde, Cherilyn 19 yaşındayken Sonny ile birlikte “Look At Us” adlı albümü piyasaya sürerek, Amerika listelerinde 2 numara olmayı başardı. Albümde yer alan “I Got You Babe”, single listlerinde 1 numaraya ulaşırken sanatçı Sonny ile birlikte birçok televizyon programında yer almaya başladı. Bu programlardan birinde ismi ‘Chur’ olarak dile getirilen Cherilyn, bu isimde ufak bir değişiklik yaparak sahne ismini Cher olarak kullanmaya başladı. Özellikle egzotik bakışları, siyah saçları ve sahnedeki hippie tarzı kostümleriyle hayranlık uyandıran Cher, “All I Really Want To Do” adlı ilk solo albümünü aynı sene piyasaya sürdü. Albüm, sanatçıyı Amerika listelerinde 16 numara yaparken, albümde yer alan Bob Dylan parçası “All I Really Want To Do” büyük beğeni topladı.

1966 senesinde “The Sonny Side Of Cher” adlı 2. solo albümünü yayınlayan Cher, bu albümle Amerika listelerinde 26, İngiltere listelerinde 11 numaradaydı. Albümde yer alan Sonny Bono bestesi “Bang Bang (My Baby Shot Me Down)” single’ı tüm dünyada büyük bir başarı elde ederek 3 milyon kopya satmayı başardı. Aynı sene “Cher” adlı albümü çıkaran sanatçı, Sonny ile birlikte “The Wondrous World Of Sonny & Cher” adlı albümü de yine o sene yayınladı.

1967 senesinde “Backstage” adlı 4. stüdyo albümüyle birlikte Cher, Sonny ile birlikte “In Case You’re In Love” adlı albümü hayranlarına ulaştırdı. Aynı sene “Good Times” adlı filmde aktrisliğe soyunan sanatçı, bu filmin soundtrack’ini Sonny ile birlikte hazırladı. 1968 senesine gelindiğinde “With Love, Cher” adlı 5. solo albümünü çıkartan Cher, bir sonraki sene “3614 Jackson Highway” adlı albümü sevenlerine sundu.

1970 senesinde Sonny ile Cher “The Sonny And Cher Nitty Gritty Hour” adlı ilk televizyon programlarını hazırlarken, CBS televizyonu ikiliye teklif götürerek “Sonny And Cher Comedy Hour” adlı programı yayına geçirme teklifi sundu. Birçok sanatçının konuk olarak katıldığı program büyük bir ilgi uyandırarak ikilinin daha fazla projede yer almasına neden oldu. 1971 senesinde Sonny ile Cher “Sonny & Cher Live” adlı konser albümünü piyasaya sürerken, sanatçı aynı sene “Gypsys, Tramps & Thieves” adlı stüdyo albümünü yayınladı. Bu albümde yer alan, albümle aynı isimli parça listelerde 1 numara oldu ve Cher 1972 senesinde “Foxy Lady” isimli albümünü sevenlerine ulaştırdı. Aynı sene Sonny ile birlikte “All I Evet Need Is You” adlı albümü piyasaya süren sanatçı, 1973 senesinde de “Bittersweet White Light” adlı solo albümünü yayınladı.
1973 senesinde “Half-Breed” adlı solo albümünü yayınlayan Cher, bu albümle aynı ismi taşıyan single ile listelerde bir kez daha 1 numaraya yükseldi. 1974’de Sonny Bono ile ilişkisini bitiren sanatçı, aynı zamanda “Sonny & Cher Comedy Hour” programını da noktalamış oldu. Yine 1974’te “Dark Lady” adlı bir başka solo albüm çıkartan Cher, bu albümle aynı ismi taşıyan single ile bir kez daha listelerde 1 numaraydı.

1975 senesinde “Cher” adlı televizyon şovuna başlayan Cher, bu programdaki kostümleriyle izleyenleri kendisine hayran bırakıyordu. Aynı sene The Allman Brothers Band grubundan Gregg Allman ile evlenen sanatçı, “Stars” adlı albümüyle de müzik piyasasındaki yerini korudu. 1976 senesinde “Sonny & Cher Show” adlı televizyon programı hayata geçerken, sanatçı aynı sene “I’d Rather Believe In You” adlı solo albümünü yayınladı. 1977 senesinde “Cherished” adlı bir başka solo albüm daha çıkaran müzisyen, 1978 senesinde “Cher… Special” adlı kendi televizyon şovunu sunmaya başladı. Aynı sene Gregg Allman ile beraber “Two The Hard Way” adlı albümü yayınlayan sanatçı, senenin sonunda Allman ile boşanma kararı aldı. 1979 senesinde “Cher… and Other Fantasies” adlı bir başka televizyon programına yönelen müzisyen, aynı zamanda “Take Me Home” adlı solo albümüyle hayranlarının karşısındaydı. Bu albümle 4,500,000 kopya satmayı başaran sanatçı, aynı sene “Prisoner” adlı albümünü piyasaya sürdü.

1979 yılında yayınlanan bu iki albümle disco müziğine geçiş yapan Cher, 1980 senesinde Les Dudek ile beraber “Black Rose” grubunu oluşturdu. Bu grupla beraber aynı sene “Black Rose” albümü yayınlanırken, grup bir sonraki sene dağıldı. 1982 senesinde “I Paralyze” adlı albümü Columbia Records etiketiyle çıkartan sanatçı, bu albümde pop-rock tarzında bir sounda büründü. Aynı sene ilk ciddi aktristliğine soyunan Cher, “Come Back To The Five And Dime, Jimmy Dean, Jimmy Dean” filminde rol aldı. 1983 senesinde ise Kurt Russell ve Meryl Streep ile beraber “Silkwood” filminde rol üstlenen sanatçı, bu rolüyle “En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” adaylığına gösterildi. 1985 senesinde vizyona giren “Mask” filmindeki rolüyle Cannes Film Festivali’nden “En İyi Kadın Oyuncu” ödülüne sahip olarak kendini sinemada da kanıtlayan Cher, 1987 senesinde “Suspect”, “The Witches Of Eastwick” ve “Moonstruck” filmlerinde rol aldı. “Moonstruck”daki rolüyle “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü evine götüren sanatçı, aynı sene Geffen Records ile anlaşarak “Cher” adlı albümünü dinleyicilerine ulaştırdı.

“Cher” albümünde Diane Warren, Desmond Child, Jon Bon Jovi, Richie Sambora ve Michael Bolton ile birlikte çalışan sanatçı, 1989 senesinde yayınladığı “Heart Of Stone” albümünde de bu kadroyla birlikte stüdyoya girdi. Albümdeki “If I Could Turn Back Time” parçasına çektiği video kliple MTV dahil birçok kanaldan sansür yedi fakat yine de bu albümle Amerika listelerinde 10 numaradaydı. Bu albümle 3 kez platin plak kazanan müzisyen, albüm sonrasında dünya turnesine çıkarak hayranlarıyla buluştu.

1990 senesinde “Mermaids” adlı filmle sinema perdelerine geri dönen Cher, 1991 senesinde “Love Hurts” adlı albümüyle özellikle Avrupa’dan beğeni topladı. Bu albümle İngiltere listelerinde beş hafta boyunca 1 numarada kalan sanatçı, Tüm dünyada 11 milyon kopya satarak 3 kez platin plak kazandı. Albüm sonrası 1992 senesine kadar turnede kaldı, aynı sene Robert Altman filmi “The Player”da ufak bir rol üstlendi. 1994 senesinde ise yine Altman’la çalışan aktris, “Pret-a-Porter” filmiyle sahnedeydi. 1996 senesinde 50 yaşındayken “It’s A Man’s World” adlı yorum albümünü hayranlarına ulaştıran sanatçı, bu albümle müzik eleştirmenlerinden oldukça olumlu yorumlar aldı. Aynı sene “Faithful” adlı filmde rol alan Cher, “If These Walls Could Talk” adlı filmde de ufak bir role soyundu.

1998 senesinde eski kocası Sonny Bono’nun ölüm haberiyle sarsılan Cher, “Sonny and Me: Cher Remembers” adlı programı hazırlayarak eski eşini yad etmiş oldu. Aynı sene “Believe” adlı solo albümünü yayınlayan sanatçı, bu albümle Amerika listelerinde 4 numaradaydı. Sound olarak daha çok dans müziğinden özellikler barındıran albümden çıkan albümle aynı adı taşıyan single, Amerika ve birçok Avrupa ülkesinin listelerinde zirveye yerleşti. Cher, bu albümle tüm dünyada 20 milyon kopya satarak 4 kez platin plak kazandı ve bu sanatçının şu ana kadar ki en büyük başarısıydı. Albüm sonrası “The First Time” adlı biyografi kitabını sevenlerine ulaştıran sanatçı, 1999 senesinde “Tea With Mussolini” filmiyle yeniden beyaz perdedeydi. Aynı zamanda “Do You Believe?” adlı turneye çıkarak sevenleriyle buluşan Cher, 2000 senesinde Dünya Müzik Ödülleri’nden “Hayat Boyu Müzik Endüstrisine Katkı” ödülüne layık görüldü.

2000 senesinde “Not.com.mercial” adlı alternatif rock albümünü hazırlayan Cher, bu albümü internet üzerinden hayranlarına ulaştırdı. 2001 senesinde ise “Living Proof” adlı albümle yeniden dans müziğine geri dönüş yapan sanatçı, bu albümle Amerika listelerinde 9 numaradaydı. Tüm dünyada 6,5 milyon kopya satan albüm, sanatçıya altın plak kazandırdı. 2002 senesinde “Living Proof: The Farewell Tour” turnesiyle son kez hayranlarının karşısına çıkacağını açıklayan sanatçı, 2003 senesinde “The Very Best Of Cher” adlı derleme albümünü hayranlarına sundu. Albüm, Amerika listelerinde 4 numara olurken, sanatçı bu albümle 2 kez platin plak kazandı. Aynı sene “Live! The Farewell Tour” adlı konser albümünü piyasaya süren sanatçı, Farrelly kardeşlerin filmi “Stuck On You” ile sinema perdelerindeydi.

Cher muhteşem bir albümle geri dönüyor.
Albüm sound’unun rock olacağını belirten Cher “Bazı şarkılar gerçekten sert ama sakın rock bir albüm yapacağımı düşünmeyin. Hatta bazı şarkılar gerçketen sadece country.” diyor.

destinys-child.jpg

Destiny’s Child, 1990 yılında (henüz Beyonce ve LaTavia Roberson 9 yaşındayken) Texas’da kuruldu. İlk olarak Girls’s Tyme adıyla kurulan grup, 1995 yılında Elektra Records ve daha sonra anlaşmazlıklar yüzünden 1997 yılında Columbia Records’la anlaşma yapan Destiny’s Child, kendi isimlerini taşıyan ilk albümlerini 17 Şubat 1998’de çıkardı. İlk single “No, No, No” albümde iki farklı versiyonla bulunuyor; “No, No, No Part 1” ve “No, No, No Part 2”. Wyclef Jean düeti olan “No, No, No Part 2” kısa sürede En Yeni R&B listelerinde 1 numaraya yükselirken, en yeni ilk 100 listesinde de üçüncü sırada yerini aldı. 3 milyondan fazla satan albüm platin plağın da sahibi oldu.

Bir buçuk yıl aradan sonra, 27 Temmuz 1999’da ikinci albüm “The Writing’s on the Wall”u çıkardılar. “Bills, Bills, Bills”, “Bug A Boo”, “Say My Name” ve “Jumpin” gibi hitleri barındıran albüm, 1999 – 2000 yıllarında dünya çapında 13 milyon satarak En İyi R&B Albümü ödülünün de sahibi oldu. Bu dönemlerde grup içinde sorunlar yaşayan, ama asla ayrılmayı düşünmeyen Destiny’s Child’ın, “Say My Name” klibiyle hayranlarını şaşırttı. Bunun sebebi ise, klipte LeToya Luckett ve grubun kurucu üyelerinden LaTavia Roberson’ın yerine Michelle Williams ve Farrah Franklin’in oynamasıydı. Daha sonra Farah Franklin’in de kişisel sebepler yüzünden gruptan ayrılmasıyla 3’lü olarak yoluna devam den Destiny’s Child, “Charlie’s Angels” filmi için “Independent Women, Pt. 1” adlı şarkıyı yaptı. “Say My Name”le Grammy’nin de sahibi oldular.

1 Mayıs 2001’de çıkan üçüncü stüdyo albüm “Survivor”, 4.5 milyona yakın satarak platin plağın sahibi oldu. “Independent Women Part 1”, “Surivor” ve Bootylicious” albümden çıkan ilk 3 single olurken, albüm de o sene Amerika’da en çok satılan yedinci albüm oldu.

2001 yılının sonunda “8 Days of Christmas” adlı tatil havasındaki albümleri ve hemen ardından da, “This Is The Remix” adlı toplama remix albümü çıktı.

Bir yandan solo çalışmalara da başlayan üyeler, 3 yıl aradan sonra “Destiny Fulfilled” adlı dördüncü stüdyo albümlerini sevenleriyle buluşturdu. Şarkı yapımı ve kaydı 3 haftada biten albüm büyük beğeni topladı. McDonald’s sponsorluğunda çıktıkları “Destiny Fulfilled …and Lovin’ It” turnesi kapsamında 16 ülke, 75’i aşkın şehirde konser verdiler ve 2005 yılında son albümleri “Greatet Hıts”i çıkardılar.

Her programa çıkışlarında “Dağıldınız mı?” sorusundan sıkılan Beyonce, MTV’ye şu açıklamayı yaptı: “Evet bu bizim son albümümüzdü, ama kesinlikle son şovumuz değil. Birbirimizi çok seviyoruz ve hala çok iyi arkadaşız. Beraber şarkı söylemeye hep devam edeceğiz ama bu kesinlikle son şovumuz değil.”

ilanlar