Blink 182 - Time To Break Up Türkçe Şarkı Çevirisi

GELMİŞ GEÇMİŞ TÜM MÜZİSYENLER

Müzik Keyfi İLE SİZİNLE!

Time To Break Up
Time To Break Up

I guess its only the men who get fucked now and again
-sadece bazen becerilen adamlar olduğunu tahmin ediyorum
We take our chicks to the mall,
-biz piliçlerimizi alışveriş merkezine götürürüz
We wait in parking stalls
-park yerinde bekleriz
And when we come home too late,
-ve eve çok geç gittiğimizde
She’s pissed that she had to wait
-beklemek zorunda olduğumuz şeye işedi
And my excuse not to call,
-ve aramaması için benim özrüm
It never worked at all
-asla herhangi bir şekilde işe yaramadı

Time to wake up
-uyanma zamanı
Where’s your daughter?
-kızın nerde?
Hurt’s to break up,
-ayrıık acıtır
She was stronger
-o daha güçlüydü
All my friends say,
-bütün arkadaşlarım diyor ki
Please don’t love her
-lütfen onu sevme
What did i gain?
-kazandığım ne ki?
Now i miss her so
-şimdi onu çok özlüyorum

I used to hate the lipstick
-rujdan nefret ederdim
It stained and tasted so sick
-lekeli ve tadı iğrenç
The pantyhose and the bras,
-tayt ve sütyenler
She threw on my guitars
-o benim gitarım üstüne fırlattı
Shit fuck i made a mistake,
-kahretsin bir hata yaptım
I thought i needed a break
-bir araya ihtiyacım olduğunu düşündüm
The truth is i’m such a dick,
-gerçek şudur ki ben bir s.kim
It’s broke and can’t be fixed
-o kırıldı ve düzeltilemez

Time to wake up
-uyanma zamanı
Where’s your daughter?
-kızın nerde?
Hurt’s to break up,
-ayrıık acıtır
She was stronger
-o daha güçlüydü
All my friends say,
-bütün arkadaşlarım diyor ki
Please don’t love her
-lütfen onu sevme
What did i gain?
-kazandığım ne ki?
Now i miss her so
-şimdi onu çok özlüyorum

If you wanna call it a heartache,
-eğer ona bir kalp ağrısı demek istiyorsan
Then i shouldn’t regret those things, i miss her
-öyleyse bu şeylere üzülmemeliyim, onu özledim
If you want the pain to go away,
-eğer kaçmak için acı istiyorsan
Better suck up your pride and admit you lost her
-en iyisi gururunu yok say ve onu kaybettiğini kabul et
Let her go, move on, let her go, move on, let her go
-gitmesine izin ver, ilerle, gitmesine izin ver, ilerle

Time to wake up
-uyanma zamanı
Where’s your daughter?
-kızın nerde?
Hurt’s to break up,
-ayrıık acıtır
She was stronger
-o daha güçlüydü
All my friends say,
-bütün arkadaşlarım diyor ki
Please don’t love her
-lütfen onu sevme
What did i gain?
-kazandığım ne ki?
Now i miss her so
-şimdi onu çok özlüyorum

Move on, let her go, move on, let her go,
-ilerle, gitmesine izin ver, ilerle, gitmesine izin ver
move on, let her go, move on, let her go
-ilerle, gitmesine izin ver, ilerle, gitmesine izin ver

Reklam Alanı

Reklam Alanı

Yazar Hakkında
avatar

Duygularımı şiirle anlatamam, çünkü şair değilim. Kendimi gölgeler ve ışıkla ifade edemem, çünkü ressam değilim. Düşüncelerimi hareketlerde açıklayamam, çünkü dansçı değilim. Ama bunların hepsini müzikle yapabilirim, çünkü ben bir müzisyenim. Mozart

Yorumlar
  • avatar